Edebî bir eser...

Hz. Âdem'in yaratılışı, cennetten dünyaya indirilişi, ilk cinayetin işlenişi...

Olaylara kendince bir hikaye giydiriyor. Naklî kaynaklardan yer yer destek alıyor, ama hikayesi kendi iç dünyasından...

İşte kitaptan bazı alıntılar:

"Bu kadar çok "Hayır!" diyebilmek için ne kadar büyük bir "Evet!" demiş olmak gerekirdi."

"Görülmeyecek ne gerçeği, görülecek ne rüyası vardı?
Neye tanık olacaktı, neyi tamamlayacaktı ki düşmüştü bu devrana, bu dünya fenasına gelmişti?"


"Herşeyi gözden çıkarmış, bir o kadarını göze almış, neticede gözünü karartmış olabilirdi. Üstelik hakkı olmayana göz dikerek gözden düşmüş de olabilirdi."

"Sorusunda sormaktan çok cevap vardı. O da hepi topu bir isyandı: Neden?"

"Ayrıntıda akıllı, bütünü kavramada yetersiz."

"O kadar çok tekrarladı kendinde kendini ve eyleminin niyetini o kadar yüceltti ki, duyguları körleşti. Hiçbir şey hissedemedi."

"Ey oğul, dedi Âdem, vicdan, kaybetmeye en çok hakkımız olduğu anda koruyabildiğimiz şey değil midir?"

"Ne yaptığını bilip de ne yapacağını bilemeyenlerin çaresizliğiyle bekledi."

"Bir yol göster. Yaptığımın doğruluğuna dair duyduğum inancı geri ver. Sığdır kalbime eylemimin mantığını. Sustur vicdanımı. Bağla yine gözümü. Durdur yüreğimin atışlarını. Mühürle şu kalbimi. Ki dayanayım. Yoksa dayanamayacağım."

"Şu kenarda Habil ve Kabil kurmuşlar oyunlarını, bir cennet bahçesinde oynuyorlardı. Çocuklardı. Saflardı. Masumlardı. Derken yılansı bir ıslık yaklaşıyordu arkalarından. Sessizce sokuluyordu. Aldanıyorlardı. Ve her defasında cennetten kovuluyor, dünyaya düşüyorlardı."

"Öyle bir rüya ki, sonuna kadar görmekten başka kurtuluşu yok, bu rüyanın tabirinden başka uyanışı yok.
Kaçmakla çözülmez bu düğüm, göz yummakla bu muamma hallolmaz.
Anladı kör at, bu rüyadan, bu rüyayı yaşamadan uyanılmazdı. Yaşanacak nesi varsa hazırdı.
Gözlerini rüyasına açtı.
O anda dünyanın, bir bıçağın sırtında gayet açık ve yalın iki sözle,
tevilsiz ve tefsirsiz,
sade ve basit,
art anlamsız yan anlamsız,
dilin en duru bilgisiyle,
en temel kelimeleriyle ikiye ayrıldığını sezdi.
İyi ve Kötü,
Âdem'in kelimeler kitabının ilk iki kelimesiydi.
Hem mukaddimesi, hem hâtimesiydi."


Etiketler : Etiket Yok
Kategoriler : Kategorilenmemiş
Yorumlar : 0 Yorum Yorum Yaz

Yorumlar

Yorum Eklenmemiş...

Yorum Yaz

Adınız: *
E-Mail Adresiniz: *
Web Sitesi:
Yorum: *
Güvenlik Kodu: *
 
Arama
  Ara
Takip
Sayfalar
Tag Bulutu
Bağlantılar